Aile birden fazla dil konuşurken yakın kalmak
Torunlar büyükannelerin okumadığı bir dilde cevap verince iplik kopar. İşte onu nasıl koruyacağınız.
Kuşaklar arasındaki dil uçurumu
Yurt dışına yerleşmiş pek çok ailede çocuklar yaşadıkları ülkenin dilinde büyür ve büyükanne ile büyükbabalarının dilini yarım anlar. Aile sohbet grubu, bazılarının kopup gittiği bir karışıma dönüşür.
Bu, yalnızca kelime sorunu değildir: bir şaka, bir hitap, bir dua ya da bir atasözü çevrilince tadını kaybedebilir.
Yakınlaştıran alışkanlıklar
Küçük adımlar fark yaratır:
- Herkes kendini en rahat hissettiği dilde yazsın: doğal bir mesaj, doğru ama kuru bir mesajdan iyidir.
- Fotoğraflar ve sesli mesajlar çevrilmez, her yere ulaşır.
- Sevgi sözcüklerini ve ailenin özel ifadelerini olduğu gibi tutmaya değer.
- Karşı tarafın dilinde, beceriksiz de olsa, bir selam her zaman sevindirir.
Ortak anılar için ortak alan
Haftalık bir fotoğraf ya da bir yemek tarifi paylaşmak gibi ortak küçük ritüeller, dil engelini aşan bağlar kurar. Bayramlarda ya da doğum günlerinde herkesin kendi dilinde bir cümle yazması da güzel bir gelenek olabilir.
Çocuklar ve ana dil
Bazı aileler çocukların ana dili unutmaması için evde belirli saatlerde yalnızca o dili konuşmayı deniyor. Çeviri burada bir yedek olabilir: çocuk önce kendi çabasıyla okumaya çalışır, anlamadığında çeviriye bakar.
Büyükanneye ya da büyükbabaya hazırladığınız küçük bir sesli mesaj, tek satırlık bir çeviriden çok daha fazla sevinç getirir. Önemli olan her şeyi mükemmel anlatmak değil, bağı canlı tutmaktır.
oKiKo ile
Herkes sohbeti kendi dilinde görür: büyükanne Arapça okur, torun Fransızca cevap verir ve her biri ötekinin çevirisini alır. Orijinal mesaj bir dokunuş uzakta kalır; ailenin sözcükleri yazıldıkları gibi korunur.